Baharın hatırına kışa katlanıyoruz. Ama haftalardır yağan kar ve soğuk günler artık yetti. Dün güneş olmasada ılık bir günü değerlendirip kendimizi dışarı attık. Polenezköyde kısa bir yürüyüş ve kalabalık bir grupla yenen bir yemek nasıl iyi geldi anlatamam.
Sabah evden çıkarken bahçeme bir göz attım. Kar sonrası savaştan çıkmış bir halde. İki seramik saksım kırıldı. Duvarlarda kardan dolayı boya çatlakları. Bahara hiç de hazır olmayan bir bahçe. Sabahda blogları gezerken arkadaşlarımdan pınarın ehlikeyifbahce adında yeni bir blog açtığını görünce çok hoşuma gitti. Bahçeyle çiçeklerle uğraşmak çok hoşuma gidiyor ama bu konuda pek bilgim yok. İlk işim kırılan saksılarımın yerine yenilerini almak olacak. Ama bu sefer seramik almak yok. Kışa dayanmıyorlar. Hatta şu kiremit saksılardan alıp kendim boyayabilirim. Laleyi çok seviyorum ama netten araştırınca ekim ayının Eylül-Aralık ayı arası olduğunu öğrendim. Baharda çiçekçiden açmış olarak alırım ne yapalım. Yukardaki resmide netten buldum. Papatyalarla süslenmiş bir sehpa çok hoş duruyor.
benim iki seramik saksımda dayanıksız çıktı. Aslında şu galvaniz mi diyorlar tam adını bilmiyorum madeni olan saksılardan bulup peçete tekniğini üzerinde denemek istiyorum. Okyanus mersinine netten baktım. Ama bulduğum resim benim çiçeğime benzemiyor. Oradaki çok iri. Benimkiler küçük ve yapma çiçek gibi duruyor. Tamamen çiçeklenince resmini çeker siteme koyarım. Mart gibi de Açelyanın çiçeklenmesi hoşuma gidiyor. Bahçe anılarını takipteyim.:)
aslında kiremit saksılar yazın daha hızlı su kaybına yol açıp, çiçeğin kökten kurumasına yol açıyorlar. plastik olanların da başka dezavantajları var..
seramik ama don'a dayanıklı türden almak geekiyormuş, ben hep altlarına bakıyorum.. not yok.. halbuki yemek takımlarında ' bulaşık makinesine girebilir, mikrodalgaya girebilir diye notlar oluyor ... keşke saksılarda da olsa..
yeni bloğumu ziyaretine teşekkür.. bahçe anılarını paylaşabiliriz.. ben de okyanus mersinini merak ettim.. =))