Cuma, Kasım 28, 2007 - Mutlu Yıllar


Sağlık ve mutluluk dolu bir yıl geçirmeniz dileğiyle...

|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Çarşamba, Ocak 17, 2007 - Kahve Tadında

Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikayet eden; her gün hayatının ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız vardı. Hayat, ona göre, çok kötüydü ve sürekli savaşmaktan, mücadele etmekten yorulmuştu. Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karşısına. Genç kızın bu yakınmaları karşısında,mesleği aşçılık olan babası ona bir hayat dersi vermeye niyetlendi. Bir gün onu mutfağa götürdü. Üç ayrı cezveyi suyla doldurdu ve ateşin üzerine koydu. Cezvelerdeki sular kaynamaya başlayınca, bir cezveye bir patates, diğerine bir yumurta, sonuncusuna da kahve çekirdeklerini koydu. Daha sonra kızına tek kelime etmeden, beklemeye başladı. Kızı da hiçbir şey anlamadığı bu faaliyeti seyrediyor ve sonunda karşılaşacağı şeyi görmeyi bekliyordu. Ama o kadar sabırsızdı ki, sızlanmaya ve daha ne kadar bekleyeceklerini sormaya başladı. Babası onun bu ısrarlı sorularına cevap vermedi. Yirmi dakika sonra, adam, cezvelerin altındaki ateşi kapattı.Birinci cezveden patatesi çıkardı ve bir tabağa koydu.İkincisinden yumurtayı çıkardı, onu da bir tabağa koydu. Daha sonra son cezvedeki kahveyi bir fincana boşalttı.Kızına dönerek sordu: - Ne görüyorsun ? - Patates, yumurta ve kahve ?diye alaylı bir cevap verdi kızı. Daha yakından bak bir de dedi baba, patatese dokun. Kız denileni yaptı ve patatesin yumuşamış olduğunu söyledi. Aynı şekilde,yumurtayı da incele. Kız, kabuğunu soyduğu yumurtanın katılaştığını gördü.En sonunda, kızının kahveden bir yudum almasını söyledi. Söylenileni yapan kızın yüzüne, kahvenin nefis tadıylabir gülümseme yayıldı. Ama yine de bütün bunlardan bir şey anlamamıştı: - Bütün bunlar ne anlama geliyor baba ? Babası, patatesin de, yumurtanın da, kahve çekirdeklerinin de aynı sıkıntıyı yaşadıklarını, yani kaynar suyun içinde kaldıklarını anlattı. Ama her biri bu sıkıntı karşısında farklı tepkiler vermişlerdi. Patates daha önce sert, güçlü ve tavizsiz görünürken, kaynar suyun içine girince yumuşamış ve güçten düşmüştü. Yumurta ise çok kırılgandı; dışındaki ince kabuğun içindeki sıvıyı koruyordu.Ama kaynar suda kalınca, yumurtanın içi sertleşmiş katılaşmıştı. Ancak, kahve çekirdekleri bambaşkaydı. Kaynar suyun içinde kalınca, kendileri degiştiği gibi suyu da değiştirmişlerdi ve ortaya tamamen yeni bir şey çıkmıştı. -Sen hangisisin ? diye sordu kızına. Bir sıkıntı kapını çaldığında nasıl tepki vereceksin ? Patates gibi yumuşayıp ezilecekmisin?Yumurta gibi, kalbini mi katılaştıracaksın ? Yoksa, kahve çekirdekleri gibi, başına gelen her olayın duygularını olgunlaştırmasına ve hayatına ayrı bir tat katmasına izin mi vereceksin ?
HEPİNİZE KAHVE TADINDA BİR YAŞAM DİLERİM...
Yazarı bilinmiyor
|
|
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Cuma, Kasım 29, 2006 -

Kurban bayramınız ve yeni yılınızı kutlu olsun.
Mutlu, sağlıklı nice bayramlar ve seneler ...
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Cuma, Ekim 10, 2006 - kalbimizdesin....

"Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerini inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır gene gelir, verimli neticeleri kalpleri doldurur." ATATÜRK
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazar, Eylül 22, 2006 - İyi bayramlar

Sağlıklı, mutlu bir bayram geçirmeniz dileklerimle...
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Salı, Ağustos 5, 2006 - Datça

Merhaba
Bu resmi Datça'da çekeli daha bir hafta bile olmadı. Güzel anılarla hoş bir tatilin ardından o güzel ormanların yandığını bilmek çok üzücü. Bugün ehlikeyifin sayfasında gördüm. Tam da benim çektiğim yerden çekilmiş resim. o dağların arkası sırf duman. Gel de tatili anlat şimdi. Of offf...
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Çarşamba, Mayıse 28, 2006 - Çıralı-Olympos

Alanya için ayırdığımız süre dolduğunda okuldan arkadaşlarımızla telefonlaştığımızda bir arkadaşımın Çıralı'da diğerinin de Antalya da tatilde olduğunu öğreniyorum. Bu çok büyük spriz oluyor bizim için. Çıralı'ya gitmeyi aklımızdan geçirmiştik. Kaldıkları motelde yer olduğunu duyunca yer ayırtıp yola çıkıyoruz. Önce Antalya'ya uğrayıp diğer arkadaşlarla buluşuyoruz. Çıralıya varmamız ise akşam saatlerini buluyor. Ama denizin en güzel saatleri. Berrak güzel denizin tadını çıkarıyoruz. Alanyada arkadaş bulamadığı için sıkılan kızım yaşıtı olmasada arkadaşımın oğluyla iyi vakit geçiriyor.

Burası çok sessiz sakin bir yer. Eğlence yerleri lüx oteller falan yok. Denizin tadını çıkarıp doğa ile içiçe kafa dinleyeceğiniz bir yer. Denize girdikten sonra Olymposa doğru yürüyüş yapıp buz gibi tatlı suda serinliyoruz. Deniz kabuğu olmadığı için onun yerine bol bol taş topluyorum. Yanartaşa daha önce geldiğimizde grup halinde çıkmıştık. Bu sefer de bir ara aklımızdan geçirsekde çocuklarla zor olacağını düşünerek vaz geçiyoruz.
Cumartesi sabahı erkenden son kez denizin tadını çıkararak nefis bir kahvaltı sonrası İstanbul'a doğru yola çıkıyoruz.
|
|
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Boyama, takı, el sanatları ve tüm hobilerim
|